* To love is good, too, because
love is difficult. For one human being to love another: that is perhaps the
most difficult of all our tasks, the ultimate, the last test and proof, the
work for which all other work is but preparation. For this reason young people,
who are beginners in everything, cannot yet know love: they have to learn it.
With their whole being, with all their forces, gathered close about their
lonely, timid, upward-beating heart, they must learn to love. But learning-time
is always a long, secluded time, and so loving, for a long while ahead and far
on into life, is—solitude, intensified and deepened loneness for him who loves.
* …Not afraid that
afterward summer may not come. It does come. But it comes only to those who are
patient, who are there as if eternity lay before them, so unconcernedly silent
and vast. I learn it every day of my life, learn it with pain I am grateful
for: patience is everything!
* Joy is inexpressibly more
than happiness. Happiness befalls people, happiness is fate, while people cause
joy to bloom inside themselves. Joy is plainly a good season for the heart; joy
is the ultimate achievement of which human beings are capable.,
* It always harder to
begin, and the fear of beginning is small beside the happiness of being a
beginner, which I hold to be the greatest.
* In the happiness the
person becomes ungrateful.
* Our disorders have
ever been a part of our riches, and where we are horrified at their violence,
we are really frightened only at unsuspected possibilities and tensions of our
strength—, and the chaos, if we win but a little distance from it, promptly
arouses in us the presentiment of new orders and, as soon as our courage
willingly participates even to the slightest extent in such presentiments, also
the curiosity and the desire to achieve that still unforeseeable future
ordering!
* Longing is the best
schoolbook.
In the old days, people
knew (or perhaps had an intuition) that they bore their death within them like
the core within a fruit. Children had a small one within and adults a large
one. Women bore theirs in the womb and men theirs in their breast. It was
something people quite simply had, and the possession conferred a peculiar
dignity, and a tranquil pride.
* Where something becomes
extremely difficult and unbearable, there we also stand already quite near its
transformation.
* It is a feature the
deeply love which make eyes of a person open and make him act justly.
* All the efforts we spent
turn back to us as more matured and changed.
* Perhaps creating
something is nothing but an act of profound remembrance.
* I have often wondered
whether especially those days when we are forced to remain idle are not
precisely the days spend in the most profound activity. Whether our actions
themselves, even if they do not take place until later, are nothing more than
the last reverberations of a vast movement that occurs within us during idle
days.
* In any case, it is very
important to be idle with confidence, with devotion, possibly even with joy.
* We need, in love, to
practice only this: letting each other go. For holding on comes easily; we do
not need to learn it.
* The road is something
more than the aim which was wanted to be arrived.
* Is there a beautiful
thing like begin? Just as that first command of “Be” every word of “Be” is
sacred.
* It seems to me that our
feelings are the strained curtains in front of our acts.
* If you are patient in one
moment of anger, you will escape a hundred days of sorrow.
* There is only one
journey. Going inside yourself.
* There is no worse prison
than the fear of hurting someone who loves.
* Art is only a road not a
goal.
* Sevmek iyidir, çünkü
zordur sevgi. İnsan olarak bir başkasını sevmemiz, belki de yükümlü
kılındığımız en çetin, en ağır bir görev, en büyük sınanma ve sınav, bütün
ötekilerin yalnızca hazırlık oluşturduğu bir çalışmadır. Bunun içindir ki
gençler, her bakımdan bu toy kişiler sevginin altından kalkacak durumda
değildir, henüz öğrenmeleri gerekir sevgiyi, bütün varlıkları, bütün güçleriyle
her çarpmada kabaran yalnız ve ürkek kalpleri üzerine odaklanıp sevgiyi ilkin
öğrenmeleri gerekir. Ama öğrenim dönemi kendi içinde kapalı, uzun bir zamanı kapsar.
Dolayısıyla, sevmek uzun bir zaman parçasını kucaklayan, yaşam süresinin hayli
ilerisine kadar uzanan bir yalnızlıktır insan için, tek başınalıktır yoğun ve
derin.
* …Nasıl olsa çıkıp
gelecektir yaz, ama önlerinde sonsuz bir zaman varmış gibi hiç tasa etmeksizin
bir sessizlik ve iç genişliğiyle bekleyenler için gelecektir. Her geçen gün
yeniden öğreniyorum bunu, acıların eşliğinde öğreniyorum, kendilerine şükran
borçlu olduğum acıların eşliğinde sabrın her şey demek olduğunu.
* Neşe, mutluluktan dile
gelmeyecek ölçüde daha çok bir şeydir; mutluluk dışarıdan gelip konar insanın
başına, mutluluk yazgıdır. Neşe kalplerde yaşanan güzel bir mevsimdir tümüyle;
insanın elindeki en büyük güçtür.
* Yeniden başlamalar
giderek zorlaşıyor. Ancak, yeni başlayan biri olmanın bence alabildiğine büyük
mutluluğu yanında başlamanın korkusu küçük kalır.
* Mutlulukta nankör olur
insan.
* İçimizdeki karmaşalar
öteden beri zenginliklerimizin bir bölümünü oluşturmuştur. Bu çalkantıların
kaba gücünden dehşete kapıldık mı, kendi gücümüzün sezilmedik olanaklarından ve
dinamizminden korkmuş oluruz yalnızca; kendilerinden biraz uzaklaşalım yeter
ki, söz konusu karmaşalar hemen içimizde yeni düzenlerin kurulmakta olduğu
sezgisini uyandıracaktır. Yeter ki bu sezgiyi birazcık benimsemeyi göze
alabilelim, gelecekteki önceden kestirilemeyen düzeni kurup çatmaya yönelik bir
ilgi ve heves içimizde uyanmakta gecikmeyecektir.
* Özlem en iyi ders
kitabıdır.
* Eskiden insan biliyordu
ölümü bir meyvenin çekirdeği barındırdığı gibi içinde taşıdığını. Çocukların
içinde küçük, yetişkinlerin içinde büyük bir ölüm vardı. Kadınlar ölümü
kucaklarında, erkeklerse göğüslerinde taşırlardı.Buna sahiptiler ve bu da garip
bir ağırbaşlılık ve az biraz gurur vericiydi.
* Bir şeyin aşırı zor ve
dayanılmaz olduğu yerde değişim de çok yakındadır.
* Derinliğine sevginin
özelliğidir, gözlerini açar insanın, onu adaletle davranan biri yapar.
* Harcadığımız bütün çaba,
daha bir olgunlaşmış ve değişmiş olarak dönüp gelir bize.
* Belki de sanatsal
yaratıcılık, derinliğine bir anımsamadan başka bir şey değildir.
* …Sık sık sorduğum oldu kendime: Acaba özelikle aylak
aylak geçirmek zorunda kaldığımız günler, alabildiğine yoğun bir etkinlik
içinde bulunduğumuz günler değil midir? Acaba aylaklık sonrasını izleyen
çalışmalarımız, eli boş oturduğumuz günlerde içimizde gerçekleşen o büyük
devinimin en son yankılanışı değil midir?
Kesin olan bir şey varsa,
bir güven duygusuyla sürdürülecek, kendimizi teslimiyetle, hatta sevinçle eline
bırakacağımız bir aylaklığın önemi hayli büyüktür.
* Sevenlerin yapacağı tek
şey vardır: Birbirinin özgürlüğüne dokunmamak. Oysa birbirini tutup bırakmamak
kolay gelir sevenlere, önceden öğrenilmesi de gerekmez.
* Yol varılmak istenen
hedeften daha fazla bir şeydir.
* Başlamak kadar güzel bir
şey var mıdır? O ilk "Ol" buyruğu gibi her "Ol" sözcüğü
kutsaldır.
* Duygularımız bana
eylemlerimizin önüne gerilmiş perdeler gibi görünüyor.
* Eğer bir anlık öfkene
hakim olursan, yüz günlük kederden kurtulmuş olursun.
* Yegane yolculuk kişinin
kendi iç dünyasına yaptığı yolculuktur.
* Seven birini incitmek
korkusundan daha kötü bir cezaevi yoktur.
* Sanat sadece bir yoldur,
amaç değil.


No comments:
Post a Comment